30 Apr

Küresel ısınmaya karşı teknolojik bilinç

Eskiden bir evde iki televizyon olması zenginlik işareti olarak algılanırdı. Gerçi bu durum gazetelerin televizyon promosyonlarından sonra değişse de artık bırakın bir evde iki televizyonu bir zamanların en pahalı cihazı olan bilgisayarlar evin olmazsa olmazları arasına girdi. Evlerin haricinde işyerlerinde en alt kademeden en üst kademeye kadar herkesin emrinde en az bir bilgisayar var.

Gün geçtikçe küresel olarak daha çok ısındığımız şu günlerde çevremiz küresel ısınmadan yakınanlarla doldu taştı. Öyleki küresel ısınmadan çok küresel ısınmadan şikayetçi olanlar konuşulur oldu.

Konuşmak yerine icraata geçmek çok daha mantıklı değil mi? Pekala küresel ısınmaya karşı bilgisayar kullanan bir birey olarak alınabilecek önlemler var. Örneğin:

Bilgisayarınızın güç seçeneklerinden monitörünüzün kapanma süresini 5 dakika kullanılmadığında kapat olarak işaretlerseniz küresel ısınmaya karşı ciddi bir bireysel önlem almış olursunuz.

Bilgisayarınızı uzun zaman kullanmayacaksanız bir zahmet kapatırsanız yine küresel ısınmaya karşı ciddi bir bireysel önlem almış olursunuz.

Eğer yeni bir monitör alacaksanız CRT monitör almak yerine bir LCD monitörü tercih edin. LCD monitörler CRT monitörlere oranla daha az enerji harcarlar.

Eğer yeni bir bilgisayar almayı düşünüyorsanız ve bu bilgisayarı kişisel kullanımınız için alacaksanız bir tercihinizi bir dizüstü bilgisayardan yana kullanabilirsiniz. Çünkü dizüstü bilgisayarlar masaüstü bilgisayarlara oranla daha az enerji harcarlar.

Bilgisayarınıza monte ettiğiniz çevre birimlerini kullanmadığınız zamanlarda stand by konumuna almaktansa bu birimleri kapalı tutarak yine ciddi küresel ısınmaya karşı

Eğer yukarıdaki önerileri dikkate alırsanız hem daha az elektirik faturası öder hem küresel ısınmaya bireysel olarak karşı koyar hem de küresel ısınma için imza toplayan sitelere elektronik posta adresinizi kaptırmayarak gelen kutunuzu istenmeyen e-postalara karşı korumuş olursunuz.

İlgili yazılar:
Masaüstü mü laptop mu?
Doğayla bilgisayarın muhteşem uyumu

24 Apr

Site kapatmalar anayasaya aykırı

Artık internet klişeleşmiş tanımıyla hiçte sanal değil. Yaşantımızın merkezine girdikçe sanallıktan bir o kadar uzaklaşıyor. Sadece yaşadığımız site kapatmalar bile internetin aslında sanal olmadığının bir işareti değil mi? Yalnız Türkiye’de değil internet çıkışı olan tüm ülkelerde baş gösteren internete hakim olma, kendi hukuk kuralları çerçevesinde internete şekil verme çalışmalarının ardında yatan da internetin gerçekliği değil mi?

Devletlerin internete hakim olma çabalarının Türkiye’ye yansımalarını bilişim hukuku alanında çalışan sayılı avukatlardan biriyle bilişim hukukçusu Avukat M. Gökhan Ahi’yle konuştuk.
teknoist.com: Son zamanlarda çokca tartışılan bir konu youtube’a erişimin engellenmesi. Bir hukukçu olarak bu tür olayları haberleşme özgürlüğü ve bilgiye erişim kapsamında nasıl değerlendiriyorsunuz?

Av. M. Gökhan Ahi: Erişimin engellenmesi konusu, yargı organlarının internetin doğasını ve özelliğini bilmemesinden kaynaklanıyor. Eğer internetin doğasını bilebilselerdi, erişimin engellenmesi gibi bir kararı kolaylıkla veremeyeceklerdi. İşin ilginci, şu anki mevcut yasalarımızda “erişimin engellenmesi” için bir düzenleme de bulunmuyor. Bu sebeple bu yönde verilen her karar aslında Anayasa’ya aykırı oluyor. Nitekim Anayasa’nın 22. maddesinde haberleşme hürriyeti, 26. maddesinde fikir ve ifade özgürlüğü düzenlenmiş olup, bu iki özgürlüğün kısmen veya tamamen kaldırılmasının ancak kanunla olacağı düzenlenmiştir. Bu yönden bakıldığı takdirde yasal düzenleme olmadan verilen erişim kararları açıkça Anayasa’ya aykırı olacaktır. Biliyorsunuz, daha birkaç gün önce Ekşi Sözlük’e erişim engelleme kararı verildi. Kararın gerekçesinde ise, Adnan Hoca diye bilinen kişi hakkında yazılan yorumlar işaret ediliyordu. Siteye erişimi engellemek yerine, Ekşi Sözlük yöneticisinden ilgili sayfaların tedbiren yayından kaldırılmasını istemek yeterliydi.

teknoist.com: Geçtiğimiz günlerde Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen İnternet Ortamında İşlenen Suçlarla Mücadele Yasa Tasarısı hakkında neler düşünüyorsunuz? Eğer bu tasarı yasalaşırsa internet kullanıcılarını nasıl etkileyecek?

Av. M. Gökhan Ahi: Bu yasa tasarısının internet kullanıcısıyla doğrudan ilgisi yok. Bu tasarı, bilişim suçlarını yeniden düzenlemekle birlikte, servis sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve hizmet sağlayıcıların hak ve sorumluluklarını düzenliyor. Fakat bu tasarıda, az önce yasalarda düzenlenmediğini söylediğim erişim engellemeye ilişkin düzenleme de yapılıyor. Bu düzenlemede muğlak bir durum var. Suç teşkil eden içeriğin kendisine mi yoksa sitenin tamamına mı erişimin engelleneceği konusunda açıklık yok. Bu sebeple, suç teşkil eden bir haberden dolayı aynı sitede bulunan diğer binlerce habere de erişim engellenebilir. Tasarının bu konuya daha açık ve hassas yaklaşması lazım.

teknoist.com: Bir diğer tasarı olan Elektronik Ortamda Suçların Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısına göre, intihara teşvik, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştıran sağlık için tehlikeli madde temini , müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama gibi suçların işlendiğine ilişkin yeterli şüphe sebeplerinin varlığı erişimin engellenmesinin yolunu açıyor. Bu maddede yer alan tanımlar oldukça muğlak ve subjektif değil mi?

Av. M. Gökhan Ahi: Evet dediğiniz doğru. Kavramlar oldukça muğlak. Örneğin müstehcenlik kavramının net bir tanımı yok. Şanlıurfa’daki müstehcenlik kavramı ile İzmir’deki kavram aynı olmadığı gibi, kişilere ve içinde yaşanılan çevreye göre de müstehcenlik anlayışı çok değişkenlik gösterebilir. Kaldı ki, iyi niyetli bir arkadaşlık sitesi bile amacı başka olan insanların yazdığı mesajlar neticesinde fuhuşa aracılık ediyor gibi görülebilir. Eğer bir site aracılığıyla suç işleniyorsa veya bir sitede suç teşkil eden içerik varsa, mevcut yasalarımızda alınacak tedbirler belli olduğu gibi, suçu işleyene de verilebilecek cezalar belli. O halde, suçu işlenmeden önlemeye çalışmak internet ortamı için çok doğru değil. Bu durum sansürden başka bir şey değil. O zaman suçu önleyelim diye, bıçak da satılmasın, zehir de satılmasın. Yollarda kaza oluyor diye trafiğe de çıkmayalım.

teknoist.com: Erişimi engellemek için site kapatmak bu suçların önlenmesi için yeterli mi? En önemlisi “engelleme” cezalandırma yöntemi açısından gerekli mi?

Av. M. Gökhan Ahi: Erişimi engellemek suçun işlenmesini önlemez. Alan adı 7-8 dolara kadar düştü, hosting hizmetleri de oldukça ucuzladı. Bu durumda erişimi engellenen site hemen başka bir IP ve alan adı üzerinden yayına geçebilir. Kaldı ki, engellenen sitelere www.ananonymouse.org veya www.proxytr.com gibi Proxy üzerinden giriş sağlayan sitelerden de erişilebiliyor. Bu durumda sitelere erişimi engelleyip gülünç duruma düşmemek gerekiyor. İnternet ortamında işlenen suçlar özdenetim mekanizması ile engellenebilir. Bir forum yöneticisi, bir hosting şirketi, içerik sağlayan yönetici dikkat ederse zaten suç işlenmesini engellerler. Buna rağmen bir suç işleyen olursa yakaladığınız takdirde cezasını verirsiniz.

teknoist.com: Yurtdışındaki muadilleriyle karşılaştırıldığında tasarının suçun izlenmesinde donanımlı kurumlar ve özel bütçe gibi düzenlemeleri içermemesi uygulamada ne gibi sakıncalar yaratabilir?

Av. M. Gökhan Ahi: Tasarının başka ülkelerde muadili olduğunu zannetmiyorum. Varsa da Çin, İran, Suriye, Kuzey Kore, Suudi Arabistan gibi ülkelerde vardır. Özel bütçe ve donanımlı kurum olarak Telekomünikasyon Kurumu düşünülmüş. Kurum, gelir ve donanım açısından zaten üst seviyede. Bu sebepten dolayı bir sıkıntı olacağını zannetmiyorum. Ama yine tekrarlıyorum, interneti izlemek ve denetlemek devletin işi değil, bireylerin ve sivil toplum örgütlerinin işi. Örneğin, dünyada Internet Watch Foundation diye bir kurum var. Bu kurum ve benzeri kurumlar, çocuklar, gençler için ve halk için sakıncalı siteleri izliyor ve hakkında rapor yazıyor. Bu raporda yer almak istemeyen siteler ya kendilerine çeki düzen veriyor, ya da arama motorlarından, indekslerden kendisini dışlanmış buluyor. İşte özdenetim budur.

teknoist.com: Elektronik ortamda işlenen suçların uzmanlık gerektirmesi ve sadece hukuki bilgi ile sulh ceza hâkimi tarafından erişimin engellenmesine karar verilebilecek olması ne kadar yerindedir?

Av. M. Gökhan Ahi: Erişim engelleme kararını verecek olan mercinin mahkeme yani sonunda bir hakim olması tabi ki yerinde bir durum. Sonuçta hakim, hukuka uygunluk denetimi yapacak ve buna göre karar verecek. Sakıncalı olan ise, hakimin internetin doğasını bilmemesi.. Bu sebeple en azından interneti tanıyan ve kullanan hakimlere bu görevin verilmesi gerekir. Hemen ekleyeyim, tasarıda site engelleme kararını sadece hakim vermiyor. Bazı durumlarda TK bünyesinde kurulan bir Başkanlık verecek. Başkanlık makamında oturan dar görüşlü ve yanlı olursa işte o zaman sansürün en büyüğü olacak. Şahsen ben bu durumdan daha çok tedirgin oluyorum.

teknoist.com: Son olarak, bilişimle ilgili yasa hazırlanırken nelere dikkat edilmeli ve nasıl bir yol izlenmelidir?

Tasarılar gizli kapaklı hazırlanmak yerine, bilişim konusundaki sivil toplum örgütlerinin, konu üzerinde çalışan hukukçuların görüşleri doğrultusunda hazırlanmalıydı. Ayrıca, interneti düzenlerken internetin doğasına aykırı bir çözüm üretmemek için, güvenlik ve özgürlük arasındaki hassas denge çok iyi ayarlanmalıdır. Yasalaşma dışında başka bir çözüm yolunu az önce söylemiştim. Hatırlarsanız özdenetim mekanizmasından bahsetmiştim. Devletin kontrolünden çok sivil kontrol üstün tutulmalıdır. Bilişim ile ilgili sivil toplum örgütlerimiz var. Türkiye Bilişim Derneği, Türkiye Bilişim Vakfı gibi kuruluşlar interneti izleme ve raporlama konusunda çalışmalar yapabilir. Bu raporlamalar, internet kullanıcıları arasında mutlaka tercihleri etkileyecektir. Bu tip siteleri arama motorları ve portallerden dışlamak da diğer bir çözüm olabilir. Forum ve site yöneticileri de kendi ilkelerini belirleyip üyeleriyle beraber özdenetim sağlayabilir.

19 Apr

Google telefon üreticisini seçti

Tayvan menşeili High Tech Computer (HTC) Google’ın mobil pazar planlarını gerçekleştirmesi için çalışmaya başladı. Digitimes’da yer alan habere göre 2008 yılında Google’ın telefonları tüm dünyada satışa sunulacak. Gmail ve Google araması ile gelecek telefonlar,  3G, EDGE ve GPS  destekli olacak. HTC’nin ürettiği tüm modeller Windows Mobile işletim sistemi ile çalıştığından Google’ın telefonlarının da Windows Mobile tabanlı olacağı gelen haberler arasında.

İlgili yazılar:

Google’ın telefonu doğrulandı
Cep telefonu almadan önce danışın!
Googlephone değil Google Switch

Bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla siteye abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.

08 Apr

Flash gazeteciliği

Sık sık internet gazetelerindeki haber metinlerinin uzunluğundan, sıkıcılığından, tek düzeliğinden yakınırız. Gerçekten de bir kaç fotoğrafla geçiştirilen haber metinleri bir süre sonra okura sıkıcı gelmeye başlar ve okur haberi yarım bırakarak diğer başlıklara göz atar. Oysa okur sadece bir iki fotoğraf görmek değil olayla ilgili video görüntülerini, tablo çizimlerini kısaca olayla ilgili görselleri görmek ister. Web’in ilk zamanlarında hem düşük bağlantı hızları hem de html’in verdiği kısıtlı sunum olanakları haberin tek düze olmasını zorunlu kılsa da gelişen internet teknolojisiyle artık günümüzde flash gazeteciliği haberin retoriğini yeniden şekillendirmeye başladı.

Örneklerini Türkiye’de görmek pek mümkün olmasa da flash gazeteciliği son zamanlarda internet gazeteciliği alanında yükselen trendlerin başında geliyor. Flash gazeteciliği kısaca, Macromedia firmasının flash programıyla yaratılan haber sunumları olarak tanımlanabilir. 2005 Haziran’ında Macromedia firmasının yaptığı araştırma sonucu web kullanıcılarının yüzde 93’ünün flash sunumlarını görüntülemek için gerekli olan flash player uygulamasına sahip olduklarını gösteriyor. Bu araştırma sonucu internet gazetelerine flash gazeteciliği örnekleri sergilemeleri için yeterli cesareti veriyor olsa gerek çünkü her geçen gün flash gazeteciliğine olan ilgi artıyor.

Haber metinlerinin, multimedya içerikle birlikte sunularak çok daha etkili ve ilgi çekici bir biçime dönüştürülmesi flash gazeteciliğinin en büyük avantajı. Flash gazeteciliği televizyon, radyo ve gazetenin yapamadığını yapıyor ve haberin hangi bölümünün önemli olduğuna okuyucunun karar vermesini sağlıyor.

Bir haberin flash formatında hazırlanması, metin formata oranla karşılaştırılamayacak kadar uzun zaman ve çaba gerektiriyor. Bu nedenle flash gazeteciliği, son dakika haberleri için uygun değil. Zaten flash gazeteciliğinin amacı da son dakika haberleri vermek değil. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen Başkanlık seçimlerinden sonra hazırlanmış flash gazeteciliği örnekleri vermek mümkün ya da Katrina kasırgasıyla ilgili olanları. (örnekler yazının sonunda yer alıyor)

Sonuç olarak flash gazeteciliği, bir haberin okuyucu tarafından daha iyi anlaşılması ve okuyucuyu haberin detaylarıyla buluşturması açısından oldukça yararlı. Flash gazeteciliği haberin gazeteye olan maliyetini her ne kadar arttırsa da haberi, geleneksel haber sunumlarının ötesine taşıyarak okuyucuya bir farklı bir haber alma deneyimi yaşatıyor.

Flash gazeteciliği örnekleri
2005 yılında gerçekleşen Katrina kasırgası için hazırlanan flash sunumu
Vietnam Savaşından 25 yıl sonra Vietnam başlıklı flash sunumu

Flash gazeteciliği için amazon arama sonuçları

06 Apr

Matt Mullenweg’le röportaj

Matt Mullenweg açık kaynak blog yazılımı WordPress’in kurucusu. 2005’te WordPress.com ve Akismet’in arkasındaki Automattic şirketini kurdu. Blogunu buradan ziyaret edebilirsiniz.

Kişisel ve eğitimsel geçmişinizden bahseder misiniz? Blog ve yazılım geliştirmeyle nasıl ilgilenmeye başladınız?

Üç yıl önce Houston Üniversitesi’ndeki Siyaset Bilimi ve Felsefe eğitimimi bıraktım. Web’le eskiden beri ilgilenirdim ve blogu keşfettiğim zaman bende çok doğal olduğu duygusunu uyandırdı. Ayrıntılar konusunda biraz takıntılı olduğum ve statükoyla başım hoş olmadığı için web komutlarını geliştirmeye başladım.

Özel becerileriniz nelerdir ve bu becerileri nasıl edindiniz? En değerli bulduğunuz teknolojiler ve programlama dilleri hangileri?

Biraz genellemeciyim. Bu yüzden, standartları esas alan CSS ve HTML’i iyice kavradım; tabii bunlar yıllar geçtikçe gerçekten değersizleşti. (PHP daha ortalarda yoktu.) Son zamanlarda daha çok, büyük ölçekli ve çok kullanışlı sistemlerin mimarisine yoğunlaştım. Bu, LAMP (Linux, Apache, MySQL, PHP, Python, çn.) aleminde çok daha alt katmanlara bulaşmamı getirdi.

Bugüne kadar karşılaştığınız önemli zorluklar nelerdir?

Büyüme her zaman bir mücadeledir: Donanımın, toplumun ve insanların ölçek değiştirmesi. Günlük işlerin koşturmacasına dalıp daha büyük resme bakmayı unutmak çok kolay. Bu, karanlıkta farlarınızı açmadan araba sürmek gibidir. Büyük olasılıkla çukurlara girmezsiniz, ancak müdahale için çok geç olana kadar zemindeki temel değişiklikleri de görmezsiniz. Şahsen, zamanımı ve dikkatimi tüketmeye çalışan her şeyi kontrol etmek büyük bir mesele oluyor; hala kırk fırın ekmek yemem gerektiği duygusunu taşıyorum.

Blogculuk son birkaç yılda nasıl değişimler geçirdi? Sizce blog nereye gidiyor?

Geniş bantlı ve çok modlu hale geldi. Bir iki istisna dışında, en ilgi çekici bloglar yazıyla zengin etkileşimi bir araya getirenler ve umarım bu eğilim devam eder. WordPress gibi araçların yüksek kaliteli sitelerden rahatlıkla kabul görebilecek şekilde evrilebileceğini umuyorum.

Size göre, girişimcilerin yaptığı en büyük hatalar nelerdir?

1. Fikirlerini paylaşmamak ve rakiplerinden korkmak.
2. Yeniden ve yine yapmak yerine mükemmel 1.0 sürümü çıkarmaya çalışmak.
3. Paraya veya bitişlere fazla odaklanmak.
4. İşlerine yarayacak bazı şeyleri inşa etmemek (yapmayanlar için söylüyorum).
5. Her şeyi kendi başlarına yapmayı denemek.

Akismet ne kadar verimli? Şu andaki zayıflıkları neler?

Çoğu blog için Akismet en az %99,99 başarılı olabilir. Bu durağan bir sayı olmasına karşın, beni en çok gururlandıran şey, bir yıldır hızla değişen saldırılara başarıyla göğüs germesi ve sistemlerde zarif bir biçimde ölçeklendirilmiş olmasıdır. Zayıflığı, ağın “ucundaki” bazı bloglarda etkisinin azalması ve buralardaki insanların onun üzerinde ortalama kullanıcıdan daha fazla çalışmak zorunda kalmalarıdır.

Hevesli girişimcilere ve yazılım geliştiricilerine neler tavsiye edersiniz?

Az önce söylediğim hatalardan kaçınmalarını. 🙂

Röportaj hakkında: Okuduğunuz röportaj web 2.0 uygulamaları üzerine yazılar ve röportajlar yayınlayan folksonomy.org adlı blogdan alınmıştır. Röportaj, Türkçe’ye çevrilmeden önce röportajı gerçekleştiren Michael Zhang‘dan izin alınmıştır. Röportajın orjinaline http://www.folksonomy.org/2007/03/interview_with_mattmullenweg/ adresinden ulaşabilirsiniz.

05 Apr

Porno sektörü kazanmaya devam ediyor

Her saniye 28,258 internet kullanıcısı porno sitelerde sörf yapıyor yine her saniye 372 internet kullanıcısı arama motorlarını yetişkin içerik bulmak için kullanıyor ve özgürlüklerin ülkesi ABD’de her 39 dakikada yeni bir porno video çekiliyor. Bu veriler Top Ten Reviews’ın Pornography Statistics 2007 başlığıyla yayınladığı yazıda yer alıyor. 16 alt başlığa ayrılan istatistiklerde ilginç bilgiler de var.

Örneğin yayınlanan istatistiklere göre pornografi içerikli 4.2 milyon websitesi bulunuyor. Pornografi içerikli sayfa sayısı ise 420 milyonu buluyor. Arama motorlarında 68 milyon sorgu porno içerik bulmak için yapılıyor ki bu sayı yapılan tüm sorguların %25’ini oluşturuyor. Günde 2.5 milyar e-posta iletisi pornografik içerik taşıyor. 35 – 49 yaş aralığı internetteki pornoya daha çok rağbet gösteriyor. Erkeklerin %20’si işyerinden pornografik içeriğe ulaşırken bu rakam kadınlarda %13’e düşüyor. İşin ilginci paylaşım ağlarında porno içeriğe kolayca ulaşılabilirken porno endüstrisinin bu işten sağladığı gelirin her yıl artması.

İstatistiklerde Playboy Enterprises, New Frontier Media, Private Media Group gibi porno endüstrisinin devlerine ait ilginç bilgiler de yer alıyor. Pornography Statistics 2007 başlığıyla yayınlanan raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

05 Apr

Bir sansür de Tayland’dan

Video paylaşım sitesi Youtube’a bir sansür de Tayland’dan geldi. Tayland İletişim Bakanı Sitthichai Pookaiyaudom’un açıklamasına göre sansürün nedeni Youtube‘da yayınlanan 44 saniyelik bir grafiti videosu.

Video içeriğinde 72 yaşındaki Tayland kralı Bhumibol Adulyadej’a hakaret edildiği için Youtube’un engellendiği belirtiliyor. BBC’de yer alan habere göre Youtube’a erişimin engellenmesi kararından önce Google ile videonun Youtube üzerinden kaldırılması yönünde bir talepte bulunulduğu ancak Google’ın videoyu kaldırmayı reddetmesinden sonra engellemenin gerçekleştirilği belirtiliyor.

03 Apr

Joost 0.9

Internet televizyonu Joost, tüm internet kullanıcılarına açılmadan önce son versiyonu olan 0.9’u yayınladı. Bir önceki versiyon olan 0.85’e göre bir takım iyileştirmeler içeren 0.9 sürümüne channel catalog olarak adlandırılan yeni bir özellik eklenmiş. Joost ekibi bu yeni sürümle birlikte beta kullanıcılarına 5’er davetiye daha göndermiş. Henüz Joost davetiyeniz yoksa Joost üzerine notlar adlı yazımızda yaptığımız gibi bu davetiyeleri de yorum yazan ilk beş okurumuzla paylaşmak istiyoruz.

01 Apr

Youtube için yeni uygulamalar: TestTube

pic_testtube2_378x160.gif

Google’ın 1.6 milyar dolar ödeyerek satın aldığı Youtube kısa zaman önce test tube adlı yeni bir sayfa açtı. Sayfanın amacı Yotube’un geliştirdiği yeni servisleri hem kullanıcılarla paylaşmak hem de kullanıcılardan gelecek geri beslemelerle bu servisleri şekillendirmek.

Hali hazırda kullanıcıların test etmesi için açığa çıkan iki servis var. AudioSwap adlı ilk uygulama videolarınız için Youtube’un lisansını satın aldığı müzik dosyalarını videolarınıza eklemenizi sağlıyor. Streams adlı ikinci servis ise Joost TV‘den tanıdık geliyor. Streams sayesinde izlediğiniz bir video üzerine düşüncelerinizi gerçek zamanlı olarak videoyu izleyen diğer kişilerle paylaşabiliyorsunuz.

İlgili yazılar:
Youtube videoları DVD’de
Youtube, metacafe, blip.tv videoları birarada
Online video içeriğe farklı bir bakış
Youtube videolarını MP3 formatında indirin
Youtube favorilerinizi bilgisayarınıza indirin